<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın</title>
	<atom:link href="http://kadinerkek.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kadinerkek.org</link>
	<description>Kadınlarla ilgili herşey</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Jun 2010 20:53:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cildinizi baharla barıştırın</title>
		<link>http://kadinerkek.org/cildinizi-baharla-baristirin.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/cildinizi-baharla-baristirin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 20:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakım maskesi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt ve doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğal cil bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik maskesi]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik sırları]]></category>
		<category><![CDATA[kirli hava ve cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[kremler]]></category>
		<category><![CDATA[yumuşacık cilt]]></category>
		<category><![CDATA[yüz maskesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden  esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen  cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği,  stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale  gelebiliyor.
Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz  saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, <a href="http://kadinerkek.org/cildinizi-baharla-baristirin.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://kadinerkek.org/img/photos/cilt.jpg" alt="" width="249" height="257" />Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden  esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen  cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği,  stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale  gelebiliyor.</p>
<p>Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz  saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden  birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor.  Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan  başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni  elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya  dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde  rahatsızlıklar da baş gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Hava kirliliği, stres ve klima </strong></p>
<p>İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez  hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının  yarattığı hava kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde  kullanılan klimalar da alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve  hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stresi de hafife almamak  gerekiyor. Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin  hazırlanıyor. Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak  ve düzenli olarak uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük  ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ  dengesini koruyan kremlere başvurabilir. Her iki durumda da önemli olan;  cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler kullanmaktır.</p>
<p><strong>Kızarıklıklar engellenebilir </strong></p>
<p>Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok  hassas. En çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen  lekemsi renk değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor.  Ağır vakalar ya da daha önce bu tür sorunları olanların uzman bir  doktora başvurması doğru olur. Daha hafif kızarıklık durumlarında önlem  almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan mümkün olduğunca koruyun.  Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri ile yapılan  kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak  içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen  tarzı maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu  ürünler kan dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini  ağırlaştırırlar.</p>
<p><strong>Kozmetik ürünlerine dikkat </strong></p>
<p>Sürekli kullandığınız nemlendirici veya bakım kremi birden bire ters  tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle ürünü kullanmayı bırakın. Bir  güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz. Bunun dışında kullanmakta  olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak test edilip  edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin.  Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın.</p>
<p><strong>Güneş lekeleri sizi üzmesin </strong></p>
<p>Tıbben kesin nedeni  bilinmeyen ve  özellikle   bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan kahverengi lekeler, mağdurlarını her  yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin ilk katmanını soymanın  dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur. Ancak önceden önlem  alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden itibaren yüksek  koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı kremler ve  leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz.  Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar  var.</p>
<p><strong>Sivilceler ve akneler </strong></p>
<p>Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık  ki bazen hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır  geldiğinden pürüzsüz yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin  başlayabilmesi için teşhisin doğru yapılması gerekiyor. Bundan dolayı  bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur. Ayrıca kullandığınız  toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine dikkat edin.  Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren nemlendiriciler de  yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih edin. Tabii  ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve  ilaçları aksatmamaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/cildinizi-baharla-baristirin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet direncinizin kırılma nedenleri</title>
		<link>http://kadinerkek.org/diyet-direncinizin-kirilma-nedenleri.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/diyet-direncinizin-kirilma-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 18:10:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumgününüz]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Meyve suları]]></category>
		<category><![CDATA[Salata]]></category>
		<category><![CDATA[Sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tiroid sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ oranı düşük yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza  neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre  çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine  zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin  oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki  zaman kısalıyor.
2. Teknoloji
Diyetlerinizin  bir işe yaramamasının <a href="http://kadinerkek.org/diyet-direncinizin-kirilma-nedenleri.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft" src="http://kadinerkek.org/img/photos/diyet-1.jpg" alt="" width="274" height="237" />1. Hızlı yemek</strong><br />
Hızlı yemek yemek kilo almanıza  neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre  çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine  zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin  oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki  zaman kısalıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Teknoloji</strong><br />
Diyetlerinizin  bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır.  Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika  yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet  üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine  oturmayı seçiyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Tatlandırıcılar</strong><br />
Kilo  almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor  olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan  doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha  fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.  Sebzeler</strong><br />
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi  yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları  seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.  Yağ oranı düşük yiyecekler</strong><br />
Yağ oranı yüksek ve düşük  yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt  ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ  oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.  Stres</strong><br />
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez  açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal  maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve  sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına  koşmamızın başlıca sebebi de budur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7. Öğün atlamak</strong><br />
Her  yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 &#8211; 30 artar  fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de  kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan  metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.  Meyve suları</strong><br />
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları  iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok  daha yararlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9. Toksinler</strong><br />
Karaciğer  vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibi toksinlerle doluysa yakma  işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu  nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat  etmelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10. Salata</strong><br />
Diyet yaptığınız için  salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz  soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu  salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.  Doğumgününüz</strong><br />
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş  olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin  obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha  yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12. Doğum  kontrol</strong><br />
Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum  kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol  hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13. Uyku düzeni</strong><br />
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler  daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir  vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar.  Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14.  Evlilik</strong><br />
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo  aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam  paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek  olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden  de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15. Tiroid  sorunu</strong><br />
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya  başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir.  Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir  uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat  etmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/diyet-direncinizin-kirilma-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Sorunları Ortaya Çıkaran Faktörler</title>
		<link>http://kadinerkek.org/cinsel-sorunlari-ortaya-cikaran-faktorler.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/cinsel-sorunlari-ortaya-cikaran-faktorler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 11:08:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel problemler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik ve eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikte aile]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellikte anne baba]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı cinsel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
a) Hazırlayan Etkenler
1) Ailenin ve toplumun cinselliğe bakış açısı
2) Aşırı tutucu, dindar yetiştirilme biçimi
3) Eksik ya da yanlış cinsel bilgi
4) Cinsellikle ilgili gerçek dışı beklentiler
5) Anne baba arasındaki olumsuz ilişki biçimi
6) Erken travmatik yaşantılar
7) Eşler arasındaki iletişim biçimi
8.) Uyarılma eşiğinin yüksek olması
9) Nevrotik kişilik özellikleri
10)Yakınlaşma sorunları
11) Ayrılık anksiyetesi
12) Cinsel istismara maruz kalma 
 
b) Ortaya <a href="http://kadinerkek.org/cinsel-sorunlari-ortaya-cikaran-faktorler.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignleft" src="http://kadinerkek.org/img/photos/cinsellik.jpg" alt="" width="300" height="229" />Aşağıdaki gibi sıralayabiliriz</strong>:</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff00ff;">a) Hazırlayan Etkenler</span></p>
<p style="text-align: justify;">1) Ailenin ve toplumun cinselliğe bakış açısı</p>
<p style="text-align: justify;">2) Aşırı tutucu, dindar yetiştirilme biçimi</p>
<p style="text-align: justify;">3) Eksik ya da yanlış cinsel bilgi</p>
<p style="text-align: justify;">4) Cinsellikle ilgili gerçek dışı beklentiler</p>
<p style="text-align: justify;">5) Anne baba arasındaki olumsuz ilişki biçimi</p>
<p style="text-align: justify;">6) Erken travmatik yaşantılar</p>
<p style="text-align: justify;">7) Eşler arasındaki iletişim biçimi</p>
<p style="text-align: justify;">8.) Uyarılma eşiğinin yüksek olması</p>
<p style="text-align: justify;">9) Nevrotik kişilik özellikleri</p>
<p style="text-align: justify;">10)Yakınlaşma sorunları</p>
<p style="text-align: justify;">11) Ayrılık anksiyetesi</p>
<p style="text-align: justify;">12) Cinsel istismara maruz kalma </p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff00ff;">b) Ortaya çıkma nedenleri</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">1) Eşler arasındaki uyumsuzluk</p>
<p style="text-align: justify;">2) Cinsel iletişim sorunları</p>
<p style="text-align: justify;">3) Eşin cinsel bir sorununun olması</p>
<p style="text-align: justify;">4) Performans anksiyetesi</p>
<p style="text-align: justify;"> 5) Fiziksel ya da psikiyatrik hastalıklar</p>
<p style="text-align: justify;">6) Yorgunluk ve stress</p>
<p style="text-align: justify;">7) Aşırı alkol ve ilaç kullanımı</p>
<p style="text-align: justify;">8.) Hamile kalma korkusu</p>
<p style="text-align: justify;">9) Evlenme</p>
<p style="text-align: justify;">10) Evlilik öncesi ve dışı ilişkiler</p>
<p style="text-align: justify;">11) Travmatik cinsel yaşantı</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff00ff;">c) Devam ettiren etkenler</span></p>
<p style="text-align: justify;">1) Sorunun çözümüile ilgili yanlış uygulamalar</p>
<p style="text-align: justify;">2) Çok sık cinsel ilişkide bulunma</p>
<p style="text-align: justify;">3) Cinsel ilişkiden kaçınma</p>
<p style="text-align: justify;">4) İlişkiye kendini verememe</p>
<p style="text-align: justify;">5) Performans anksiyetesi</p>
<p style="text-align: justify;">6) Suçluluk ve utanç duyguları</p>
<p style="text-align: justify;">7) Eşin tepkileri         </p>
<p style="text-align: justify;">             Bu bilgiler ve değerlendirmeler ışığında hastanın cinsel işlev bozukluğunun kaynağı doğru tespit edilerek en işlevsel tedavi metodu uygulanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/cinsel-sorunlari-ortaya-cikaran-faktorler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ameliyatsız Burun Estetiği</title>
		<link>http://kadinerkek.org/ameliyatsiz-burun-estetigi.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/ameliyatsiz-burun-estetigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 06:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız burun estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[burun estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[burun estetik operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[burun kemiği]]></category>
		<category><![CDATA[burunda düzeltme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Yüzün tam merkezinde olan burun, yüz güzelliğini en çok etkileyen yapıların başında gelir. Yüz yüze yapılan görüşmelerede bakışların odaklandığı noktada yer alır. Burun güzelliği yüz güzelliğine fazladan bir değer katarken, burundaki şekil bozuklukları da bir o kadar rahatsızlık verir. Bu yüzden estetiğin ön plana çıktığı günümüzde burun estetiği ameliyatlarının da önemi her geçen gün artıyor.
Burun <a href="http://kadinerkek.org/ameliyatsiz-burun-estetigi.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://kadinerkek.org/img/photos/burun_estetigi.jpg" alt="" width="132" height="323" />Yüzün tam merkezinde olan burun, yüz güzelliğini en çok etkileyen yapıların başında gelir. Yüz yüze yapılan görüşmelerede bakışların odaklandığı noktada yer alır. Burun güzelliği yüz güzelliğine fazladan bir değer katarken, burundaki şekil bozuklukları da bir o kadar rahatsızlık verir. Bu yüzden estetiğin ön plana çıktığı günümüzde burun estetiği ameliyatlarının da önemi her geçen gün artıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Burnu şekillendirmeye yönelik yapılan estetik burun ameliyatına rinoplasti denir. Estetik burun operasyonu ile burun ucu yeniden şekillendirilebilir, burun büyüklüğü arttırılıp, azaltılabilir, burun delikleri küçültülebilir, burnun dudakla ve alınla oluşturduğu açılar üzerinde oynama yapılabilir. Burun estetiği, burundan nefes alma problemleri olduğu durumlarda, mutlaka septoplasti, konka rezeksiyonu gibi nefes alma problemlerini çözmeye yönelik girişimler ile birlikte yapılmalıdır. Estetik burun ameliyatlarında burun estetiği kadar, fonksiyonel önemi de göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konudur. Bu yüzden başarılı bir burun estetiği ameliyatı sonucu, burun yüz ile uyumlu olmalı, burun yapısındaki değişiklikler aşırıya kaçmamalı, doğal bir burun görüntüsü sağlamalı ve aynı zamanda nefes almayı da rahatlatmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği operasyonlarının başarısı, kişinin burnu ile ilgili şikayetlerini ve beklentilerini doktoruna doğru bir şekilde ifade etmesine bağlıdır. Bu yüzden burun estetiği operasyonu ile ilgili beklentilerinizi ve burnunuza ait sorunları karşılıklı konuşun, sizin tarifiniz ve beklentiniz, yapılacak burun ameliyatının planlanması konusunda yolu çizecektir. Gerçek ötesi ya da mükemmeliyeti hedef alan beklentilerin, kişide hayal kırıklığı oluşturması muhtemeldir. Bu nedenle burun estetiği ameliyatından sonra mükemmel bir görünüm değil de, daha iyi ve uyumlu bir görünüm beklentisi içinde olan kişiler yapılan ameliyattan memnun kalırlar.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Estetik burun ameliyatı için uygun bir aday mıyım?</p>
<p style="text-align: justify;">Ben, mükemmeli yakalama beklentisi içinde olup, mevcut durumlarından daha iyiyi, daha güzeli kabullenecek bilince sahip olmayan kişileri burun estetiği için uygun aday olarak görmüyorum. İyi bir burun estetiği adayı, mükemmel arayışında olmayıp, mevcut burnundan daha iyi olanını kabullenebilmelidir. Biz estetik cerrahların belirlemiş olduğu SIMON tipi hasta grubu yani, S=Single (Bekar),I=Immature (Olgunluğunu kazanmamış), M=Male (Erkek), O=Overexpectant (Gerçek ötesi beklentileri olan), N=Narcissistic (Narsistik kişilik yapısı) rinoplasti için uygun sayılmazlar. Bedensel sağlığı yerinde, kişilik gelişimini tamamlamış, uygun yaşa gelmiş, psikolojik durumu normal olup gerçek ötesi beklentileri olmayan kişilerde, burun, yüz ile uyumlu durmuyorsa ve ilk bakışta dikkati çekecek şekilsel bozukluğu ya da fonksiyonlarıyla ilgili sorunlar varsa rinoplasti için uygun olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle estetik cerrahlar ergenlik çağındaki gençlerin gelişmeleri sürecinde burun estetiği ameliyatlarını erteleme taraftarıdır. Hem kemik gelişimi, hem kişilik gelişimi dikkate alındığında gençlerde rinoplasti yaşının alt sınırı 17-18 olarak kabul edilir. Burun estetiği yaşının ise üst sınırı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Burun ile ilgili olarak;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Burnunuz yüzünüze göre normalden daha büyük görünüyorsa,</li>
<li>Yandan bakıldığında burun kemiğiniz kambur görünümlü ve dışa doğru çıkıntılıysa,</li>
<li>Önden bakıldığında burnunuz normalden daha genişse,</li>
<li>Burun sağa ya da sola doğru eğri ve çarpık duruyorsa</li>
<li>Burun delikleri genişse ya da asimetrikse,</li>
<li>Burun ucu aşağıya sarkıyorsa, çok kalın ya da genişse,</li>
<li>Burnunuzda şekil bozukluğuyla birlikte nefes almakta zorlanıyorsanız</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">ameliyat için uygun sayılırsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği sonucunu etkileyen faktörler</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Burun cildinin ince ya da kalın olması</li>
<li>Burun dikey ekseninin düz olması ya da eğrilik ve çarpık gibi problemlerin olması</li>
<li>Burun büyüklüğü</li>
<li>Daha önce estetik burun ameliyatı geçirilip geçirilmediği</li>
<li>Daha önce burun travması geçirilip geçirilmediği</li>
<li>Bünyesel yara iyileşme problemlerinin olup olmadığı</li>
<li>Sigara kullanımı</li>
<li>Burun kıkırdaklarının güçlü ya da zayıf olması</li>
<li>Burun ile yüz arasındaki uyumun iyi ya da kötü olması</li>
<li>Doktorun ne ölçüde ciddiye alındığı ve doktorun tavsiyelerine ne ölçüde sadık kalındığı</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği muayenesi</p>
<p style="text-align: justify;">Bu aşamada burnun içi ve dışı detaylı şekilde muayene edilmesi gerekir. Burun içi muayene, dış muayeneden daha bile önemlidir, hatta en can alıcı noktasıdır. Estetik burun ameliyatı için başvuran hastaların önemli bir bölümünde sadece şekil bozukluğu değil burun içerisinde de nefes almayı kısıtlayıcı çeşitli problemler görülür. Burnun orta hattını oluşturan kıkırdak ve kemik yapılardaki deviasyon dediğimiz eğriliklere, halk arasında burun eti diye adlandırılan konkaların büyümesine sıklıkla rastlanır. Deviasyon yani eğriliklerin düzeltilmesi, konkaların yani burun etlerinin küçültülmesi bu ameliyatın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Eğer burnunuzda bir eğrilik varsa ve ameliyatta giderilmezse sonradan hem eğrilik, hem de nefes alamama sorunu devam eder. Ben, iyi bir analiz ve detaylı bir muayene yaptıktan sonra değişik açılardan fotoğraflarızı çekiyorum. Bu fotoğrafları, burnunuzun tasarımında kullanıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Hedeflenen ideal estetik burun, öncesinden tasarlanmalı</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada burnun, yüz hatları ve ölçüleri ile uyumlu olup, doğallığını kaybetmemiş olması önemli bir kriterdir. Burun, çene, alın, kaş, göz, dudaklarla birbirini tamamlamalı ve bu yapılarla uyum içinde olmalıdır. Bunun yanı sıra, burun ucu, burun sırtı, burun kanatları, burun delikleri gibi bütünü oluşturan yapıların da birbirleriyle orantılı ve harmoni içinde olması gerekir. Güzel ve estetik bir burun kendi içinde orantılı, çevresindeki yapılarla uyumlu, güzelliğini de dikkat çekecek ölçüde dışa yansıtan burundur. Unutmayın ki, ideal olan burun, ameliyat edildiği halde ameliyat edildiği belli olmayan, doğallığını kaybetmeyen burundur.</p>
<p style="text-align: justify;">Sizin için ideal sayılan burun modelini belirlemek için, çekilen fotoğraflarınız üzerinde belirli noktaları temel alarak yaptığım ölçümlerle, mevcut yüz ve burun ölçüleriniz ve burnunuzun yüzünüze göre ideal ölçülerini hesaplayarak, yüzünüz ile uyumlu, olacak şekilde tasarlıyorum. İdeal bir burun 2 boyutlu ya da 3 boyutlu ortamlarda tasarlanabilir. 3 boyutlu tasarımlar için 3 boyutlu tarayıcılar gerektiğinden bu uygulama henüz güncel hale gelmedi. Çekilen fotoğraflarda bilgisayar ortamında tasarım yapıyorum, öncesi ve öngörülen sonrası arasındaki değişimleri ortaya koyuyorum. Son gelişmeler burun estetiğinde detayları, dolayısıyla da mükemmelliği hedefliyor. Sadece iki boyutlu görünümdeki güzelliğin yeterli olmadığı için, üç boyutlu bakıştaki ince detayların burna katacağı ayrıntıların hoşluğunu görebilmeyi amaçlıyorum. Yani hedef mantıklı ölçülerde daralmış bir burun ucuyla, doğal görünümlü, altın oranlara sahip simetrik bir burun oluşturmak.</p>
<p style="text-align: justify;">İyi bir burun estetiği ameliyatı nefes almanızı kolaylaştırmalı</p>
<p style="text-align: justify;">Burun deliklerini birbirinden ayıran ortadaki bölmeye septum adı verilir. Septumun ön kısmı kıkırdak, geride kalan kısmı ise kemikten oluşur. Gerek gelişim sırasında septumun aşırı büyümesi, gerekse buruna gelen bebeklik ya da küçük çocukluk döneminde alınan, hatırlanmayan çarpma ve darbeler sonucunda oluşan eğilmelere bağlı olarak, septum &#8220;S&#8221; ya da &#8220;C&#8221; şeklinde kıvrılır ve normalde olması gereken düzlüğünü kaybeder, eğrilir, yamulur. Buna septum deviasyonu denir. Septum deviasyonu, bütün insanların yaklaşık % 70&#8242;inde vardır, ancak çoğu zaman kişiye rahatsızlık vermediği için insanlar böyle bir problemin varlığının farkında değildir. Genellikle travma sonucu oluşan deviasyonlarda burun tıkanıklığı ile birlikte burunda şekil bozukluğu da ortaya çıkar. Septumun kıvrılması ya da kalınlaşması, burun içindeki hava yolunu daraltır ya da tamamen tıkar. Septumun bir tarafa doğru kaymasıyla kaydığı taraftaki burun deliği daralırken, diğer burun deliği ise genişler. Her iki burun deliğinden geçen hava akımının dengesi bozulur. Bu durumda geniş olan taraftan fazla, dar olan taraftan daha az hava geçer. Hava akımının dengesinin sağlanması için geniş olan tarafta, konka dediğimiz etler büyür ve zamanla geniş olan taraf da daralmaya başlar. Bu duruma da, halk arasında burun eti büyümesi diye bilinen konka büyümesi denir. Yani septumdaki eğrilikler, zaman içinde konkaların da büyümesine neden olur, sonuçta her iki burun deliğinden de hava geçişi azalır.</p>
<p style="text-align: justify;">Septumun eğrilmesi bazen sadece hava yolunu daraltmakla kalmaz, burun estetiğini de etkileyerek şeklinde dıştan fark edilecek şekil bozukluklarına, eğriliklere neden olur. Burada unutulmaması gereken iyi nefes alamayan bir burnun çok büyük bir ihtimalle güzel de olamayacağıdır. Yani eğer burnunuz eğri ise zaten nefes problemi yaşıyor olmanız da son derece olasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle septum cerrahisi uygulanacak hastalar eğer burunda şekil bozukluğu varsa, aynı ameliyatta estetik burun ameliyatının da yapılmasını isterler. Hem burun estetiğini hem de septum cerrahisini aynı ameliyatta yapmakta yarar vardır, özellikle eğri burunlarda bu uygulama daha avantajlı olur. Horlama şikayetiyle olan hastalarda bazen tek başına deviasyon, horlamanın sebebi olabilmektedir. Bu durumda deviasyonun düzeltilmesi horlamanın ortadan kalkmasını sağlar. Rinoplasti ile eğrilik düzeltilemezse ne nefes almada bir düzelme sağlanabilir ne de görüntüde bir düzelme olabilir. Ama eğrilik düzeldiği anda da güzel ve nefes alabilen bir burun ortaya çıkar. Her burun estetiği hastası ameliyattan sonra mutlaka daha iyi nefes almalıdır. Septum, bir orta direk konumunda olup burnu ayakta tutan en önemli destekleyici yapıdır. Bu nedenle septumdaki eğrilik düzeltilmeye çalışılırken dik duruşunu bozacak kadar zayıflatılmamalıdır. Bu çok önemlidir. Toplum içinde estetik burun ameliyatlarından sonra burunda çökme ve düşme gibi problemlerin çıktığına dair kanının nedeni budur. Bu gibi problemlerin görülmesi az da sayılmaz. İçeriden ne kadar çok kıkırdak çıkarılırsa nefes almayı o kadar çok rahatlatacağı zannedilir. Halbuki ne kadar çıkarıldığından çok, geride ne kadar bırakıldığı önemlidir. Ameliyatı yapmaya çalışmak ile yapmak arasındaki fark işte burada ortaya çıkıyor. Tekniğine uygun bir şekilde, işi bilen bir kişi tarafından yapıldığında, burunda düşme ya da çökme gibi problemler olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği ile burun nasıl şekillendiriliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Burun ameliyatının amacı, buruna, yüzün diğer bölümlerine uygun doğal bir şekil vermektir. Bunun için ameliyat sırasında, önceden yaptığım tasarıma yönelik olarak, burnun boyutlarını gerekiyorsa küçültüyorum, gerekiyorsa büyütüyorum. Burun ucunu da burun gövdesiyle uyumlu hale getirmek için duruma göre ya büyütüyorum, ya küçültüyorum, ya hafifçe kaldırıyorum ya da hafifçe indiriyorum ve hatta gerekiyorsa yeniden şekillendirebiliyorum. Bazı kişilerde burun şeklini düzeltmek için doku eklemek, bazı yerleri dolgunlaştırmak gerekebilir. Böyle durumlarda burnun içinde zaten fazlalık olup çıkarılması gereken dokuları çıkarıyorum, bunları çöpe atmak yerine eklenmesi, dolgunlaştırılması gereken yerlere koyuyorum. Böylece dolgunluk verilmesi gereken yerlerde size hiçbir zararı olmayacak kendi öz dokularınızı kullanmış oluyorum. Çoğu kişide var olan burun sırtıdaki çıkıntıyı ya da kamburluğu mutlaka alıyor ve üst dudak ile burun arasındaki açıyı düzeltiyorum. Burun sırtındaki çıkıntıyı kemikleri kırarak değil, keserek alıyorum. Böylece burunda hiçbir travma ve hasar da oluşturmuyorum. Bu durum aynı zamanda ameliyat sonrası iyileşmeyi de oldukça hızlandırıyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;" title="estetik burun ameliyatı">BURUN AMELİYATI</h2>
<p style="text-align: justify;">Estetik burun ameliyatları, uygun donanıma sahip bir hastanede ve mutlaka genel anestezi altında yapılmalıdır. Ne yazık ki, burun estetiğinin, gereken ciddiyet gösterilmeden, maliyeti düşürmek adına muayenehane koşullarında ya da lokal anestezi altında da yapıldığı duyuluyor. Bu durumdan sakınmanız sizin yararınıza olacaktır. Burun ameliyatının süresi probleminizin büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir. Benim yaptığım burun ameliyatları, çok özel bir durum olmadıkça yaklaşık 2 saat kadar sürüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Burun ameliyatı sonrası</p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği ameliyatından sonra en fazla 1 gece hastanede kalırsınız. Estetik burun operasyonu sonunda burun deliklerine tampon ve burun üzerine da verdiğim şekli muhafaza etmesi için plastik bir kalıp yerleştiriyorum. Bazı cerrahlar hiç tampon kullanmıyor. Tampon olmayışı hastalara cazip, kulağına da hoş gelebilir. Ancak tampon kullanmak çok yararlıdır, tampon hem kanamayı önler, hem de burun dokuları içinde boşluk kalmasını engeller. En az bir gün de olsa tampon kalmasında yarar vardır. Burun estetiği operasyonunu takiben göz çevresinde şişlik ve morarma oluşur. Burun ameliyatı sonrası göz çevresi dokusu oldukça gevşek olduğundan bu bölgede doğal olarak şişme ve morarma olur. Şişme ve morarma her hastada ortaya çıkar, ancak bunun derecesi herkeste oldukça değişkendir. İlk gün bu bölgeye yapılacak buz uygulaması ile şişlik ve morarmaların derecesi nisbeten azaltılabilir, o yüzden en azından gece uyuyuncaya dek göz çevresine buz koymakta yarar vardır. İlk birkaç gün burun deliklerinden kanlı sızıntı olması normaldir, çoğu zaman rahatsız edecek derecede ağrı olmaz, zaten hissedeceğiniz hafif ağrı da, normal ağrı kesici ilaçlar ile kolayca giderilir. 1-2 gün sonra tamponlar, 7. gün plastik kalıp ve dikişler alınır. Morluklar genelde bir hafta içinde kaybolur. Şişliklerin de çoğu ilk yedi gün içinde hızla azalır ve burun şekli kendini gösterir. Bu andan itibaren normal yaşamınıza dönebilirsiniz. Kalan şişliklerin azalması, derinin yumuşaması, burnun tam olarak oturması ve son halini alması için en az 6 aya ihtiyacınız vardır. Burun ameliyatı sonrası en az 2 ay süre ile burnunuzu darbelerden ve güneş ışığından korumanız faydalı olur. Yazın ameliyat olmuşsanız mutlaka güneş koruyucu kremlerden kullanmalısınız. Bu süre içinde gözlük kullanmamanızda da yarar vardır. Alternatif olarak lens de kullanabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Düşük bir oranda da olsa burunda kalabilecek belli belirsiz şekil bozuklukları ve hedeflenen şekilden sapmalar gibi istenmeyen sonuçların oluşması halinde ek cerrahi operasyon gerekliliği her zaman göz önüne almak gerekir. Dünya standartlarında en deneyimli cerrahların bile ameliyat ettiği hastaların ortalama % 5-10&#8242;unda revizyon yani rötuş gereği duyması normal olarak kabul ediliyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Burun Estetiği Fiyatları</h2>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği fiyatları ne kadardır?</p>
<p style="text-align: justify;">Burun estetiği fiyatları, yapılacak olan burun estetiği, ilk burun estetiği midir, yoksa daha önceden yapılmış bir burun estetiği olup da sonradan düzeltme mi gerekmektedir? Burun estetiği fiyatları bu gibi konulara, kısacası ameliyatın zorluk derecesine göre değişir. Her hastanenin de burun estetiği fiyatları farklıdır. Burun estetiği fiyatları, ameliyat için hangi hastaneyi tercih edeceğinize göre de değişir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/ameliyatsiz-burun-estetigi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik (Hamilelik) Dönemi Depresyonu</title>
		<link>http://kadinerkek.org/gebelik-hamilelik-donemi-depresyonu.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/gebelik-hamilelik-donemi-depresyonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 08:02:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik (Hamilelik)]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik ve depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[hafta hafta gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik ve depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Kadın Olmanın depresyonla İlişkisi
Depresyon tüm toplumlarda kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadının; biyolojik yapısı, ruhsal özelliği, kişilik yapısı, sorunlarla başa çıkma yolu, toplumsal ve kültürel yolu ile cinsel kimlik rolü kadını depresyona daha yakın kılmaktadır.
Şikayeti olan kadınlar, sorunlarına çözüm bulmak için uzman birine başvurma eğilimi içindedirler. Erkekler ise, yardım konusunda daha isteksiz olurlar ve genellikle alkole <a href="http://kadinerkek.org/gebelik-hamilelik-donemi-depresyonu.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><img class="alignleft" src="http://kadinerkek.org/img/photos/depresyon.jpg" alt="" width="147" height="141" />Kadın Olmanın depresyonla İlişkisi</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Depresyon tüm toplumlarda kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadının; biyolojik yapısı, ruhsal özelliği, kişilik yapısı, sorunlarla başa çıkma yolu, toplumsal ve kültürel yolu ile cinsel kimlik rolü kadını depresyona daha yakın kılmaktadır.</p>
<p>Şikayeti olan kadınlar, sorunlarına çözüm bulmak için uzman birine başvurma eğilimi içindedirler. Erkekler ise, yardım konusunda daha isteksiz olurlar ve genellikle alkole başvurarak sorunu çözme eğilimi yüksektir.</p>
<p>Yapılan çalışmalar, kadında ebeveynlikle ilgili olayların ve ilişki sorunlarının ruhsal durum üzerindeki etkisinin, erkeklerden daha yüksek olarak göstermiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #ff0000;">Gebelik ve depresyon</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ebeveynliğin başlangıç dönemi olan hamilelik ve sonrasında ki annelik sorumluluğu oldukça uzun bir dönemdir. Hamilelik döneminde genel inanç, bu dönemin duygusal açıdan son derece rahat bir dönem olduğudur. Fakat yaşanan hormonal değişiklikler, sorumlulukların artması, bedensel değişimler bazı gebe kadınları olumsuz etkilemekte ve depresyona zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>Depresyonun, genel olarak 25-44 yaş arasında artış oranı yüksektir. Daha önce depresyon geçiren kadınların, hamilelik dönemi yaşarken tekrar depresyona girme oranı yüksektir.</p>
<p>Gebelikte, zaman zaman gebeliğin belirtileri ile depresyon belirtisi birbirine karışabilir. Gebelikte; uyku değişikliği, iştah değişikliği, kilo kaybı, yorgunluk, duygusallık gibi değişimlere sık rastlanır. Depresyonda da buna benzer belirtiler vardır. Bu sebeple, hamilelik döneminde depresyon tanısı koymak oldukça zordur. Genel olarak hamilelikte depresyon kadının gebelik haberini aldıktan sonraki 3 ay içinde çok daha sıklıkla görülür.Bu sebeple, ilgili kişinin çevresi tarafından bu dönemde iyi gözlemlenmesi gerekir.</p>
<p>Bu durumun depresyon olarak algılanabilmesi için bu kişilerde duygudurum değişimlerine bakılır. Kadın, 15 gün ve üstü zamanda büyük bir karamsarlık içinde olur, isteksizdir, hayattan zevk almaz, suçluluk ve yetersizlik duygusu yaşar ve şiddetli sıkıntı hali içindedir. Kadında özellikle, taşıdığı bebekle ilgili kaygılar oluşur.</p>
<p>Bunun yanısıra hamile kadınların, % 64’ünün vücudunun farklı bölgelerinde, nedeni belirsiz homatik ağrılar görülür. Baş ağrısı, mide ağrısı ve karın ağrısı gibi ki bunlar gebelik depresyonu içinde sıkça görülür.</p>
<p>Gebelik döneminde, kadınların %40’ından fazlasında ölüm yani kendine zarar verme düşüncesi belirebiliyor. Bu kişiler, intihara eğilimlidir.</p>
<p>Bunun yanısıra; bebeği kaybetme düşüncesi, bebeğin sağlığı ile ilgili kaygılar, daha önce mevcut düşüklerin tekrarlanması düşüncesi, ani ilişki problemleri, çiftin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum, iş kaybı gibi endişeler depresyon döneminde kadını oldukça zorlar.</p>
<p>Hamilelik döneminde, alkol ve sigara kullanımı, kadının depresyona girme ihtimalini artırır.</p>
<p>Genel olarak bakıldığında; hamilelik depresyonuna, hamilelik sonrası depresyondan daha az rastlanır.</p>
<p>Hamilelik dönemindeki depresyon tedavisi, uzman bir psikiyatrist desteği ile kolaylıkla yapılmakta ve kadının sağlıklı bir gebelik ve annelik dönemi geçirmesi sağlanabilmektedir. Bu konuda, uzman psikiyatrisin yapacağı tespitle, hem ilaç hem de terapi ile tedavi yönetilebilir. Hamilelik döneminde kullanılan olan ilaçlar, gebe kadını zaman zaman endişelendirmektedir. Ancak bugün bu dönemde kullandığımız özel ilaçlar bulunmaktadır. Bunlar, hamilelik döneminde anne ve bebeğe tehlike yaratmaz ve gebe kadının ruhsal dünyasında ona rahatlık sağlayarak mutlu bir hamilelik dönemi geçirmesini sağlar.</p>
<p>Hamilelikte, depresyonun tedavisi yapılmaz ise gebenin yaşadığı sıkıntılar ile bebeğini kaybetme ihtimali artar. Bunun yanısıra kadının yaşadığı duygudurum değişimleri ile hem kendi iç dünyasında hem de aile yaşamında ciddi sıkıntılar oluşabilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/gebelik-hamilelik-donemi-depresyonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makyaj yapmanın incelikleri ve formulleri</title>
		<link>http://kadinerkek.org/makyaj-yapmanin-incelikleri-ve-formulleri.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/makyaj-yapmanin-incelikleri-ve-formulleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 19:48:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[dudak makyajı]]></category>
		<category><![CDATA[fondöten sürme]]></category>
		<category><![CDATA[göz makyajı]]></category>
		<category><![CDATA[kirpik makyajı]]></category>
		<category><![CDATA[makyajın incelikleri]]></category>
		<category><![CDATA[makyajın püf noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[makyajın sırları]]></category>
		<category><![CDATA[rimel]]></category>
		<category><![CDATA[ruj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Formüllerle, sıkıcı ezberlerle uğraşmana  hiç gerek yok! Makyaj yapmak, püf noktalarını bilirsen aslında çok  kolay. İşte sana, arkadaşlarınla buluşmaya giderken, sevgilinle ilk  buluşmada,  kısa sürede harikalar yaratabileceğin taktikler&#8230;

Makyaja başlamadan önce
* Makyajını temiz ve nemlenmiş bir cilt üzerine  yaparsan daha güzel bir görüntü elde edersin. Ama temizleme ve  nemlendirme işlemlerini, makyajdan <a href="http://kadinerkek.org/makyaj-yapmanin-incelikleri-ve-formulleri.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><img class="alignnone" title="Makyaj" src="http://kadinerkek.org/img/photos/makyaj.jpg" alt="" width="315" height="350" />Formüllerle, sıkıcı ezberlerle uğraşmana  hiç gerek yok! Makyaj yapmak, püf noktalarını bilirsen aslında çok  kolay. İşte sana, arkadaşlarınla buluşmaya giderken, sevgilinle ilk  buluşmada,  kısa sürede harikalar yaratabileceğin taktikler&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Makyaja başlamadan önce</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>*</strong> Makyajını temiz ve nemlenmiş bir cilt üzerine  yaparsan daha güzel bir görüntü elde edersin. Ama temizleme ve  nemlendirme işlemlerini, makyajdan en az bir saat öncesinde yapmalısın.  Özellikle nemlendiricini makyajdan hemen önce kullanmamalısın. Çünkü  cilt, kremle birlikte boyayı da emebilir, özellikle allık sürerken parça  parça bir görüntü yaratabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>*</strong> Makyajdan önce saçlarına son şeklini ver.  Böylelikle sprey, jöle gibi şekillendiriciler makyajına karışmamış  olur.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">* Ne giyeceğini önceden belirle ki, makyaj için kullanacağın renkleri  ve makyaj tarzını da önceden kestirebilesin.</p>
<p style="text-align: justify;">* Fondöten seçerken cilt rengini iyi belirlemen gerekir. Bunun için  en uygun ışık, gün ışığıdır. Kozmetik merkezlerini aydınlatan florasan  lambalar, cildi olduğundan daha soluk gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Yüz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fondöten kullanırken dikkat etmen gereken en önemli nokta, genç bir  cilde sahip olduğun için hafif formüllü ürünler seçmek. Ten rengine  uygun seçtiğin fondöteni sünger ya da parmaklarını kullanarak önce  izlerin üzerine uygula. Sonra nokta nokta tüm cildine değdir ve sünger  yardımı ile eşit miktarda tüm yüzüne dağıt. Cildin fazla pürüzlü değilse  fondöten yerine pudra kullanmayı da tercih edebilirsin. Gülümse ve tam  elmacık  kemikleri   üzerine fırça yardımı ile içten dışa doğru hareketlerle allığını iyice  yay.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Göz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Parmakların ya da fırça yardımı ile, göz farını, gözkapağına içten  dışa, dıştan içe hareketlerle iyice dağıtmalısın. Gözkapakların küçükse  daha açık ve parlak tonları tercih et. Kaşlarının daha kalkık durması  için tam kaş altına beyaz far kullanabilirsin. Kaş  kemiğin   çıkıksa koyu bir tonla gölgeleme yapabilirsin. Maskaranı sadece üst  kirpiklerine uygula. Tam kirpik dibinden sürmeye başla, uca doğra küçük  zigzag hareketler yaparak tamamla.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Dudak</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Rujunun daha kalıcı olması için dudaklarına önce pudra sür.  Kalem   kullanacaksan, tam dudak çizgisinden geç. Sakın üstüne taşırma! Bir  kat rujunu sür ve bir peçete ile fazlalığını aldıktan sonra ikinci katı  geç. Dudakların ince ise, açık renkleri tercih et. Dudağın daha kalın  görünmesine yardımcı olan diğer bir püf noktası, parlatıcıyı tam orta  bölümüne kullanman.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/makyaj-yapmanin-incelikleri-ve-formulleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avustralya da &#8220;mavi&#8221;lendi</title>
		<link>http://kadinerkek.org/avustralyada-mavilendi.html</link>
		<comments>http://kadinerkek.org/avustralyada-mavilendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 May 2010 00:22:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Markalar]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[mavi jeans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadinerkek.org/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[
Jean’iniz gülseydi, konuşsaydı, nefes alsaydı… Sizinle birlikte partileseydi, konserlere gitseydi, kitap okusaydı, işe başlasaydı… Sizce nasıl bir karakteri olurdu? Peki sizce iyi anlaşır mıydınız? Avustralyalı Mavi’lerle tanışmak için tıklayın: http://www.meetthemavis.com

Mavi’nin Avustralya’da kapışılan modelleri Serena, Marcus, Daniel ve Anna, Sydney’in ünlü reklam ajansı Bondi Advertising’in hazırladığı kampanya ile ‘insan’laştı. Her modelin bir yüzü, bir karakteri, hatta <a href="http://kadinerkek.org/avustralyada-mavilendi.html" class="more-link">More &#62;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="mavi jeans" src="/img/photos/mavi-avus.jpg" alt="" width="448" height="200" /></p>
<p style="text-align: justify;">Jean’iniz gülseydi, konuşsaydı, nefes alsaydı… Sizinle birlikte partileseydi, konserlere gitseydi, kitap okusaydı, işe başlasaydı… Sizce nasıl bir karakteri olurdu? Peki sizce iyi anlaşır mıydınız? Avustralyalı Mavi’lerle tanışmak için tıklayın: <a href="http://www.meetthemavis.com/">http://www.meetthemavis.com</a></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Mavi’nin Avustralya’da kapışılan modelleri Serena, Marcus, Daniel ve Anna, Sydney’in ünlü reklam ajansı Bondi Advertising’in hazırladığı kampanya ile ‘insan’laştı. Her modelin bir yüzü, bir karakteri, hatta kendine ait bir Facebook sayfası var. Serena, bir partiden diğerine yetişmeye çalışan, seksi ve hazırcevap bir genç kadın. Anna için moda ve giyinmek çok önemli, her zaman şık ve bakımlı olmaya özen gösteriyor. Daniel, gerçek bir Casanova. Marcus ise festivalleri, müzik ve sinemayı mutlaka takip eden, bir Pop kültür bağımlısı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kampanyayı hazırlayan Steven Thomson, “Sosyal medyanın bu kadar revaçta olduğu bir dönemde, Mavi gibi birbirinden çok farklı jean stillerini her sezon koleksiyonunda bulunduran, uluslararası bir marka için bu kampanyayı çok uygun bulduk” diyor.<br />
Avustralyalı Mavi’leri takip etmek için tıklayın:<br />
<a href="http://www.facebook.com/mavi#!/annamavi?ref=ts">http://www.facebook.com/mavi#!/annamavi?ref=ts</a><br />
<a href="http://www.facebook.com/mavi#!/danielmavi?ref=ts">http://www.facebook.com/mavi#!/danielmavi?ref=ts</a><br />
<a href="http://www.facebook.com/mavi#!/serenamavi?ref=search&amp;sid=YIspRWVwQw1XWI2m1mLHlA.1768243872..1">http://www.facebook.com/mavi#!/serenamavi?ref=search&amp;sid=YIspRWVwQw1XWI2m1mLHlA.1768243872..1</a><br />
<a href="http://www.facebook.com/mavi#!/danielmavi?ref=ts">http://www.facebook.com/mavi#!/danielmavi?ref=ts</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadinerkek.org/avustralyada-mavilendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
